E-Bülten

Anket




Sözlük

Döviz

1 $ = 3,89 TL
1 € = 4,59 TL
964008 Ziyaretçi

Lipoliz ( yağ eritme ) İle Bölgesel Zayıflama

Lipoliz Avrupa ve Amerika da oldukça yaygın şekilde kullanılan etkili bir lokal zayıflama, bölgesel yağ eritme yöntemidir. Uygun hasta seçildiğinde ‘’liposuction’’a yakın sonuçlar aldığından oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Çoğu yönteme göre de daha populerdir. Bunun sebebi;
·         Genel anestezi verilmesine gerek yok.
·         10-15 dakikalık uygulama sırasında ve sonrasında  sadece hafif sızı
·         Kısa bir dönem sonrası etkilerin görülmesi
·         Yağ aldırma yöntemlerinin hepsinden çok daha ucuz
·         Uygulama sonrası normal aktivitelere hemen başlanması
·         Enjeksiyon sonrası bandaj,sürekli sıkı korse gerektirmez,
.         Dikiş ve ciddi morarma olmaması
 Kullanılan madde , soyadan elde edilen fosfatidil kolindir.  fosfatidilkolin, soya lesitininin ana unsurunu oluşturur. Lesitin, yağları parçalayan doğal bir enzimdir. Dünyanın her yerinde yaygın bir şekilde, kolesterol düşürücü ve karaciğeri koruyucu etkisinden dolayı uzun yıllar kullanılmıştır. Son yıllarda ise istenmeyen bölgesel yağ birikimlerinin azalmasında ve selülitlerin tedavi edilmesinde enjekte edilerek kullanılmaktadır. Sağlıklı 18-75 yaşları arasında bulunan, kilolu, bölgesel zayıflamak isteyen, selülitli, çene altı genişlemesi bulunan veya göz torbaları bulunan erkek ve kadınlar aday kimselerdir.
Etkisini yağ hücresinin zarının akışkanlığını ve geçirgenliğini artırarak gösterir. Lipidik bileşimin hücre dışına çıkışını kolaylaştırır. Sonuçta yağ hücresini normal boyutlara getirerek hatta yağ hücresini yok ederek etkisini gösterir. Yani Fosfatidilkolin yağ hücrelerindeki yağ birikimlerini parçalar ve eritir. Lesitin ve fosfatidil kolin, vücudumuzda yağları parçalamaktan sorumlu olan, safra kesesi tarafından yapılan safranın içinde bulunmaktadır. Bu, tedavinin niçin yan etkisinin olmadığı konusunu açıklar. Çünkü, vücudumuz bu işlemleri her zaman zaten yapmaktadır.Lipoliz tedavisinin avantajı direkt olarak hedef seçilen vücut bölgesindeki yağ dokunun içine enjekte edilmesidir. Böylelikle yağ eritici etkisi hızlanır.
Uygulanacak bölge lokal anestetik bir krem ile  gerekirse anestezi edilir. Ardından dezenfekte edildikten sonra, enjekte edilecek yerler belirlenir. İnce tek kullanımlık iğne ile belirlenen noktalara ürün verilir. Enjeksiyon sonrası masaj yapılarak verilen ürün eşit oranda dağılması sağlanır. Bu aynı zamanda sonradan görülecek ağrıları da azaltır. Eriyen yağ vücuttan 2 hafta içinde ter,idrar ve dışkı ile uzaklaştırılır. Açığa çıkan yağ asitleri egzersiz ve diyet ile, su ve karbondioksit olarak vücuttan atılır.  2 haftanın sonunda, uygulanan vücut alanında incelmeler başlar. Şüphesiz başarı, yapılan yerin fazlalığına ve kullanılan ilacın miktarına bağlıdır. Enjeksiyon belirli aralıklarla içine katılan ek ajanlara bağlı olarak tespit edilen yerlere uygulanır. Etkiyi gözlemleyerek 4-6 hafta aralıklarla uygulama yapılmalıdır.(Çok sık uygulamalarda sonuçta total yağ kaybı ortaya çıkabilir.
Yüksek doz uygulamalarda ani yağ kaybına bağlı şekilsel deformiteler meydana gelebilir. ) Çünkü etkinin üçüncü haftadan sonra görülmeye başlandığı, giderek pik yapıp 6 haftadan sonrada devam ettiği gözlemlenmiştir. Asıl etkiyi ikinci-üçüncü seanstan sonra görmek mümkündür. Bu süreden sonra hastalar, incelmenin çevreden de fark edildiğini gözlemler. Seans sayısı ortalama 4-8 olarak planlanmakla birlikte, bunu belirleyen, kullanılan ilaç miktarı ve hedef yağ kitlesinin büyüklüğüdür. Bir seansta uygulanacak doz miktarı bellidir. Enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, morarma, şişme, hassasiyet ve ısı artışı oluşabilir. Morarma diğer morarmalardan farklı olarak oldukça hızlı bir şekilde bir hafta içinde kaybolur. Hassasiyet azalarak devam eder. Erimenin devam ettiğini, ısı artışını takip ederekten tespit etmek mümkündür. Enjeksiyon sonrası bazen 1-2 gün süren hafif bir hassasiyet olur. Daha sonra yağların erimesine bağlı hafif bir ödem ve ardından çekilme evresi başlar. Seans sonrası yaklaşık 4-6 saat sıcak banyo yapılmaması önerilmektedir.
Seanslara gelirken vücudu saran, dar pantolonlardan sakınmak gereklidir. Seans öncesi en az 1 hafta önceden aspirin gibi kanı sulandıran ilaçlar kesilmelidir. Morarmaya zemin hazırlar.  3. seanstan sonra olumlu belirtiler görülmeye başlar. Tedavi sonrası 1 beden azalması her zaman görülür, diyet ve egzersiz programını iyi yapan vakalarımızda bu azalma 1,5- 2 bedene kadar çıkar. Lipoliz yağ hücrelerinden yağı hücrede hasar oluşturmadan uzaklaştırır. Bu cildinizin tekrar doğal görünümüne neden olur. Eğer tekrar kilo alırsanız, yağ tedavi edilen yerlere tekrar yerleşebilir. Fakat bu yerleşme kişinin metabolizmasına bağlı olarak hemen olmaz. Yağlanmanın nereye nasıl olacağı alınan kiloya ,genetik yapıya ,egzersiz tipi, süresi ve yoğunluğu ve yeme alışkanlıkları gibi faktörlere bağlıdır. Karboksiterapi ile birlikte olan uygulamalarda etkili olma şansı çok daha fazladır.
 
Egzersiz ve diyet(rafine gıda,şeker,tuz ve doymuş yağlardan,alkol ve sigara ve kafeinli içeceklerden uzak durulması),
günde 8-10 bardak su içmek ve posalı gıda alımı, başarı oranını artırır.
 
Tıpta kullanım alanları:
·Yüz bölgesi     (Göz torbaları, yanaklar, boyun ve çene altı )
·Vücut bölgesi  (Basen ve üst uyluk yağ birikimlerinde, Uyluk iç kısımları, Alt uyluk yağ birikimleri,
 Erkek ve kadınlarda bel kısmı (love handle), karın, göbek, alt ve üst bel kısımları, kol ön ve arka kısımları, sırt         kısımları, diz iç kısımları )
·Selülit tedavisinde ( basenler, uyluk, diz çevresi )
·Lipoma ( Vücudun her yerindeki yağ bezeleri )
Tedavinin süresi ve sayısı kişiden kişiye, değişmekle beraber, vücut bölgesine ve beden genişliğine bağlıdır. Bağ dokunun ve yağ hücrelerinin farklı yapılarda olmasına bağlı olarak değişmektedir.
Fosfotidilkolin doğal bir enzimden oluşur. Bununla beraber, nadiren yan etkileri oluşabilir. Bunlar arasında geçici bölgesel sızı, yanma hissi, kaşınma, 1-2 gün süren hassasiyet sayılabilir. Klinik çalışmalar, fosfatidilkolinin güvenli olduğunu göstermektedir. Fakat uzun dönem yan etkileri konusunda yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.                  
*Hamile kadınlar, emzirenler, insüline bağımlı ileri düzey diabetli olanlar, ileri kalp hastalığı, stroke ve iskemik atak hikayesi, yeni kanser hikayesi, kanama hastalığı hikayesi (hemofili) olan vakalar aday olamazlar.
ayrıca fotogaleri'ye de bkz